Omer Ergun Ozkan's Story

Ömer Ergün Özkan, ODTÜ–Binghamton Çift Diploma Programı mezunu, Class of 2019, bölüm birincisi. UBC'de insansız sistemler ve uluslararası hukuk üzerine yüksek lisansını tamamladı. Şu an University of Cincinnati'de Siyaset Bilimi doktorasına devam ediyor; siber güvenlik stratejisi ve politikası üzerine ders veriyor, Linda Hall Library Research Fellow olarak çalışıyor.


— EDİTÖRDEN

Bu söyleÅŸi için ODTÜ–Binghamton Çift Diploma Programı mezunu, University of Cincinnati'de Siyaset Bilimi doktora öğrencisi ve Linda Hall Library Research Fellow Ömer Ergün Özkan ile buluÅŸtuk. Ama bu yalnızca bir akademik kariyer hikâyesi deÄŸil. Bu, lise sıralarında dünyayı izlerken baÅŸlayan, iki kıtada ÅŸekillenen ve her yeni adımda derinleÅŸen bir entelektüel yolculuÄŸun hikâyesi. 

i. Her Şey Nasıl Başladı?

Henüz İtalyan Lisesi'nde okurken dünyada bir şeylerin değiştiğini hissediyordu. Kırım ilhak edilmişti, göç krizleri başlamıştı, küresel ittifaklar yeniden şekilleniyordu. Tarihe zaten ilgisi vardı — ama bu dönemde o ilgi daha somut bir şeye dönüştü: politik ve küresel olayların neden böyle olduğunu ve nasıl şekillendiğini anlamak istiyordu. Bu isteği karşılamak için Ömer'e göre ODTÜ–Binghamton Çift Diploma Programı'nın Küresel Siyaset ve Uluslararası İlişkiler bölümü en iyi seçeneklerden biriydi.

Neden ODTÜ ve Binghamton?

"ODTÜ'yü istedim. Gidelim o zaman dedim. İyi ki de yapmışım. Hayatımda en doğru şeydi."

Kararı hızlı ve net gelmişti — puan yeterliydi, burs da geldi. İki yıl Ankara, iki yıl Amerika. Önce hazırlık, sonra blok dersler — ritmi sert, temposu yüksekti.

Ama Binghamton beklediği gibi çıkmadı.

"Beklediğim Binghamton'u bulamadım. Ama beklemediğim Binghamton bana çok güzel geldi."

Koşu takımına girdi, yurda değil eve taşındı. Farklı kültürlerden, farklı milletlerden insanlarla samimi ilişkiler kurmaya özen gösterdi. Kendini zorlayan ortamları, insanları arıyordu. Ve bir şeyi fark etti: öğrencilik bir meslekti. Derse girip çıkmak değil, 9'dan 5'e çalışmak gibi yaklaşılması gereken bir iş. Öğrenciliğe bu gözle bakmayı Amerika'da öğrendi.

Binghamton'dan bölüm birincisi olarak, tam burslu, valedictorian unvanıyla mezun oldu.

ii. Mezuniyet ve Sonrası: 

Mezuniyetin ertesi günü işe başladı — harfiyen.

Aralık 14'te Türkiye'ye döndü. Aralık 15'te, Türkiye'nin savunma sanayiinde son yıllarda küresel arenada adından en çok söz ettiren kurumlarından birindeydi. Strategy & Business Transformation Specialist olarak görev aldı, şirketin stratejik dönüşüm süreçlerinde aktif rol oynadı. Bir buçuk yıl boyunca hem kurumun iç dinamiklerini hem de savunma sektörünün uluslararası boyutunu yakından gözlemledi.

Neden master?

"Research'ün ne kadar eğlenceli olduğunu, yeni soru aramanın ne kadar eğlenceli olduğunu fark ettim. Kitap okuyorum ve bunun için bana para veriyorlar. Ben niye para alıyorum, benim para vermem lazım."

Beş okula başvurdu, beşinden de kabul aldı. University of British Columbia'yı seçti — hem hocası oradaydı hem de Vancouver büyük bir şehrdi.

Vancouver'da insansız hava araçlarının yayılması ve operasyonelleşmesi üzerine tez yazdı. Konu tesadüf değildi; savunma sektöründeki yılların birikimiydi. Uluslararası Tuition Award aldı, 2022'de mezun oldu.

Ama doktorasını UBC'de yapmayacaktı. Ana hocası, Ukrayna-Rusya savaşı patlayınca Kanada Başbakanı'nın danışmanlığına atandı. Ömer hocasız kaldı. Yeniden başvurdu, bu sefer daha seçici davrandı. University of Cincinnati hem kabul etti hem de en iyi imkânı o verdi.

iii. Doktora: Öğrenci Değil, Akademisyen

Cincinnati'de dördüncü yılında. Siyaset Bilimi doktorası — ama iş tanımı çok daha geniş.

POL 2035: Cybersecurity Strategy & Policy dersini Instructor of Record olarak veriyor. Aynı zamanda araştırma asistanı, Niehoff Center Fellow. 2023'te Y20 India'da Türkiye'nin G20 Gençlik Delegesi olarak gelecekte iş gündemi üzerine konuştu. 2025'te ise Amerika'nın en büyük bilim ve teknoloji arşivlerinden biri olan Linda Hall Library'den araştırma bursu aldı.

Doktorayı nasıl tanımlıyor?

"Herkesin bir doktora tezi var işin sonunda. Ama sen aynı zamanda makaleler yazman, fellowship'lere girmen lazım. O para sana burs değil, yatırım. 'Biz bir projenin devam etmesini istiyoruz' bakış açısında olman lazım."

Binghamton'da başlayan o düşünce — öğrencilik bir iştir — doktorada tam anlamıyla yerini bulmuş.